Emperyalizm, paylaşım savaşımı ve devrim

Biraz tarih:Kapitalist gelişim üzerine Krizler, acaba “kapitalizmi yıkar mı”? Tahmin edeceğiniz gibi, bu soruya, hayır, diyeceğiz,...

Saray Rejimi, paylaşım savaşı ve “demokrasi” meselesi üzerine

Son dönemde, bir metot hâline getirdik, görüşlerimizi maddeler şeklinde yazıyoruz. Bazan kolaylık sağlamıyor olsa da, konuya doğrudan girmek açısından faydalı oluyor gibidir....

Kapitalizm, salgın ve sınıf savaşımı

COVID-19 virüs salgını, dünya kapitalist sisteminin gerçek yüzünü gösteriyor. Zengin ülkeler, emperyalist efendiler, virüse karşı mücadele edecek,...

“Kızıl’ı mor’a boyamak” mı? Hayır, teşekkürler!

Bu yıl ‘25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü’ gösterilerine iki olay damgasını vurdu. İlki, bir grup sosyalistin üzerinde “Ya Sosyalizm Ya Ölüm” yazılı dövizlerle...

Devrimlere, kadınlara ve Narodniklere dair…¹

“Olayları oldukları biçimde ele almalıyız; yani devrimci duyguları, değişen koşullara uygun olarak kullanmalıyız.”2 Devrimler altüst oluş momentleridir. Altüst...

Neo-faşizm(ler) “feminist” mi?¹

“Görünen değişiyor, görünmeyen değişmiyor.”2 Günümüzün faşizm(ler)i, iki savaş arası faşizm(ler)den farklı olarak, bir yandan rejim ve partilerin kadınlara...

Erdoğan’ın Putin’den özrü krizi çözer mi?

Türkiye’nin karşı karşıya olduğu politik kriz, tahmin edilenin çok ötesinde sarsıcı etkiler yapacak düzeye gelmiş bulunuyor. AKP iktidarı, bölgesel krizin en karmaşık ve başarısız dönemini yaşıyor. Bölgesel ilişkilerde bütünüyle kaybeden Erdoğan merkezli AKP iktidarı, geçmişte tavizsiz bir şekilde sürdürdüğü Ortadoğu politikasında bir ‘U’ dönüşü yapmak zorunda kaldı. Bunun ilk adımını da Erdoğan’ın Putin’e ‘özür’ mektubu göndermesi oldu.

Parlamentoda özgürlük mücadelesine karşı darbe

Türkiye’de son birkaç haftadır ciddi politik gelişmeler yaşanıyor. AKP içerisinde Davutoğlu’na yönelik gerçekleştirilen darbeden sonra, AKP’nin önderliğinde MHP ve CHP’nin aktif desteğiyle parlamentoda ikinci bir darbe gerçekleştirildi. Bu iki yönelim birlikte ele alındığında Türkiye’nin nereye doğru gittiğine dair çok daha somut bir fikir edinebiliriz. 

SURİYE’NİN GÜÇ SAVAŞINDA CENEVRE-3 ETKİLİ OLABİLİR Mİ?

Suriye’nin yeniden yapılandırılması bölgesel ilişkilerin seyri konusunda bize somut bir fikir veriyor. Suriye’nin politik istikrarına paralel olarak Körfez bölgesi merkez olmak üzere diğer alanların dizayını için yeni projelerin devreye konulacağı ve belki de haritaların yeniden çizilmesinin ilk adımı atılmış olacak. Bu nedenle hem uluslararası güçler hem de bölgesel güçler uzun vadeli çıkarları için Suriye’nin dizaynında aktif yer almak istiyorlar. Bu bakımdan Suriye’nin toplumsal dinamiklerine dayanarak bir istikrar sağlamaktan çok, dış müdahalelerle belli bir denge oluşturulmaya çalışılıyor.

“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” Tamam da, bu ne demek?

Bazı insanlar, kendi düşünceleri ile, kendi ağızlarından, kendi dilleri ile konuşurlar. Bazı insanlar ise, başkalarının fikirlerini, kendi fikirlerini gizlemek için ağızlarında sakız...

Covid-19 salgını “Sürü”ye saydılar bizi!

Covid-19 salgınının, neden ve nasıl başladığı, bu salgınla nasıl başa çıkılacağı öyle anlaşılıyor ki, TC yönetenleri için, Türkiye egemenleri için pek derin...

“Biz bize yeteriz Türkiye” de, deniz bitti

COVID-19, dünyaya yayılıyor. Dünya kapitalist sisteminin, sigorta şirketleri ile ilaç şirketlerine bağlanmış olan sağlık sistemi, tam anlamı ile çöküyor.

Mücadele zeminini değiştirmek!

Sosyal eşitsizlik ve sömürüye dayalı bir egemenlik sistemi, sadece kaba kuvvete, çıplak şiddete dayanarak varlığını sürdüremez, kendini yeniden üretemez. Zira, şiddetin ve çatışmanın kural olduğu, süreklilik arz ettiği bir sosyal ortam, bizzat egemenlik sisteminin de ‘istikrarsızlığı’ anlamına gelecektir.

Filistin: 70 yıllık insanlık utancı…

Bu dünyada yaşayan ‘ortalama insan’ Filistin’e dair gerçeği bilmez. Her şey ‘bilmemesi’ için kurgulanmıştır çünkü...

Referandumun AKPcesi…

Referandum, yürütme organı (iktidar) tarafından teklif edilen bir kanun veya düzenlemenin yurttaşların tamamının oyuna sunulmasıdır. Referandumun en çok başvurulduğu ülke İsviçre’dir. Orada belirli sayıda yurttaşın talebi üzerine de referandumlar yapılıyor. Fakat herhangi bir örgüt, bir sendika, bir şirket, vb. de üyelerine bir sorunu oylatma yoluna gidebilir. Oylama evet-hayır veya onaylama-reddetme şeklinde tezahür ediyor. Yüzde elli den bir fazla oy alan taraf kazanıyor ve diğer taraf sonucu kabulleniyor...

Çocuk gelinler sorununda dinin ikili rolü

Çocuk gelinler sorunu özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Hindistan’da büyük bir toplumsal, sorundur. Bu sorunun çözümüne yönelik liberaller, feministler, sosyal demokratlar, bazı ulusal hareketler ve sosyalistlerin yoğun çabaları olduysa da, sorun caydırıcı bir biçimde ve yaygınlıkta varlığını sürdürmektedir. Bu soruna yönelik çok sayıda yasal yaptırımlar ve BM nezdinde sayısız girişimler gerçekleştirildiği halde köklü bir çözüm sağlandığı söylenemez.

Niçin hedef seçildim?*

Hrant Dink * Bu yazı 12 Ocak 2007 tarihinde Agos Gazetesi’nde yayımlanmıştır. Başlarken bir...

Kayyumlara karşı ‘halk belediyeciliği’

Selim Gencer “Binaya kayyum atadınız ama biz halkımızın arasındayız”1 31 Mart’ta halk, yağmacı, talancı...

Saray’ın sıkışmışlığı, Aç tavuk kendini buğday ambarında görürmüş

Covid-19 salgını, Erdoğan ve Saray Rejimi için, yetmez, TC devleti için, bir “allahın lütfu” olarak ele alınmaktadır. Saray Rejimi, şöyle düşünüyor, “kadir mevlam, karar verdi, bizi...

Covid-19 salgını ve burjuva egemenlik

Burjuva devlet, ki biz buna Tekelci Polis Devleti diyoruz, günümüz kapitalizminde tekellerin diktatörlüğüdür. Herhangi birisinin bu devleti “burjuva demokrasisi” olarak adlandırmasına itirazımız...

MESS sözleşmesinin düşündürdükleri

Bir tarafta MESS vardır. İşveren sendikasıdır ve Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası olarak kurulmuştur. İşçi sınıfı tarihinin en ciddi mücadeleleri bu alanda, DİSK’e...

Mayıs kızıllığında ‘71 kopuşu ve Kaypakkaya¹

“Şelaleye Düşmüştür Zeytinin dalı; Celaliyim Celalisin Celali.”² Mayıs ayı, devrimci hareket tarihimizin kızıl şafağıdır. Ona dair ne söylesek,...

Recep Tayyip Erdoğan: Zincirinden boşanmış terörist*

Giriş: 10 Ekim 2015’te Ankara’da gerçekleşen ve 127 sendikacı, barış aktivisti, Kürt savunucu ve ilericilerinin ölümüyle sonuçlanan bombalı terör saldırısı, ya Recep Tayyip Erdoğan rejimine ya da IŞİD’de mal edildi.