Devletin “Gezi” kâbusu

Yassıada, adını nereden alır bilmiyorum, ama Menderes ile bağını biliyoruz. Menderes ve arkadaşları, Yassıada’da yargılandılar. Erdoğan, bu adada bir konuşma yaptı. Ada’da...

Sosyalist devrim; hesaplaşma, barışma, insanlaşma

Haziran 2020’nin ilk günlerinde, iki heykel yıkıldı. Biri Bristol’dadır, İngiltere’de. Anti-rasist protestocular, yeniden sokakları doldurmuştu. 2008 krizi, Suriye savaşı, emperyalist güçlerin yeniden dünyayı paylaşmak...

ABD-Çin savaşı değil, paylaşım savaşı

Covid-19 acaba geçti mi, yoksa ikinci dalgası var mı? Hatta ikinci dalgası varsa, acaba üçüncü dalgası olacak mı? Bu sorular, bugünlerde, oldukça sık sorulan sorulardır....

“Kızıl’ı mor’a boyamak” mı? Hayır, teşekkürler!

Bu yıl ‘25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü’ gösterilerine iki olay damgasını vurdu. İlki, bir grup sosyalistin üzerinde “Ya Sosyalizm Ya Ölüm” yazılı dövizlerle...

Devrimlere, kadınlara ve Narodniklere dair…¹

“Olayları oldukları biçimde ele almalıyız; yani devrimci duyguları, değişen koşullara uygun olarak kullanmalıyız.”2 Devrimler altüst oluş momentleridir. Altüst...

Neo-faşizm(ler) “feminist” mi?¹

“Görünen değişiyor, görünmeyen değişmiyor.”2 Günümüzün faşizm(ler)i, iki savaş arası faşizm(ler)den farklı olarak, bir yandan rejim ve partilerin kadınlara...

Erdoğan’ın Putin’den özrü krizi çözer mi?

Türkiye’nin karşı karşıya olduğu politik kriz, tahmin edilenin çok ötesinde sarsıcı etkiler yapacak düzeye gelmiş bulunuyor. AKP iktidarı, bölgesel krizin en karmaşık ve başarısız dönemini yaşıyor. Bölgesel ilişkilerde bütünüyle kaybeden Erdoğan merkezli AKP iktidarı, geçmişte tavizsiz bir şekilde sürdürdüğü Ortadoğu politikasında bir ‘U’ dönüşü yapmak zorunda kaldı. Bunun ilk adımını da Erdoğan’ın Putin’e ‘özür’ mektubu göndermesi oldu.

Parlamentoda özgürlük mücadelesine karşı darbe

Türkiye’de son birkaç haftadır ciddi politik gelişmeler yaşanıyor. AKP içerisinde Davutoğlu’na yönelik gerçekleştirilen darbeden sonra, AKP’nin önderliğinde MHP ve CHP’nin aktif desteğiyle parlamentoda ikinci bir darbe gerçekleştirildi. Bu iki yönelim birlikte ele alındığında Türkiye’nin nereye doğru gittiğine dair çok daha somut bir fikir edinebiliriz. 

SURİYE’NİN GÜÇ SAVAŞINDA CENEVRE-3 ETKİLİ OLABİLİR Mİ?

Suriye’nin yeniden yapılandırılması bölgesel ilişkilerin seyri konusunda bize somut bir fikir veriyor. Suriye’nin politik istikrarına paralel olarak Körfez bölgesi merkez olmak üzere diğer alanların dizayını için yeni projelerin devreye konulacağı ve belki de haritaların yeniden çizilmesinin ilk adımı atılmış olacak. Bu nedenle hem uluslararası güçler hem de bölgesel güçler uzun vadeli çıkarları için Suriye’nin dizaynında aktif yer almak istiyorlar. Bu bakımdan Suriye’nin toplumsal dinamiklerine dayanarak bir istikrar sağlamaktan çok, dış müdahalelerle belli bir denge oluşturulmaya çalışılıyor.

Karanlık, korku, yalan ya da ölüm ile sıtma arasında hayat

Bizim adını Saray Rejimi olarak koyduğumuz bu iktidar, öyle görünüyor ki, bir düşüş sürecindedir. Muktedir Erdoğan’ın sonu görülmüştür. Onu orada tutanlar, ABD’li efendileridir ve fazladan...

Sudan şurasıdır, Türkiye burası

Sudan, önemli bir direniş noktalarından biri oldu. El Beşir, Erdoğan’ın yakın dostudur. katliamcıdır ve Erdoğan’a benzer. El Beşir, 1989’da iktidarı almıştı, 2019’da iktidardan hapse yolculuğu...

“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” Tamam da, bu ne demek?

Bazı insanlar, kendi düşünceleri ile, kendi ağızlarından, kendi dilleri ile konuşurlar. Bazı insanlar ise, başkalarının fikirlerini, kendi fikirlerini gizlemek için ağızlarında sakız...

Mücadele zeminini değiştirmek!

Sosyal eşitsizlik ve sömürüye dayalı bir egemenlik sistemi, sadece kaba kuvvete, çıplak şiddete dayanarak varlığını sürdüremez, kendini yeniden üretemez. Zira, şiddetin ve çatışmanın kural olduğu, süreklilik arz ettiği bir sosyal ortam, bizzat egemenlik sisteminin de ‘istikrarsızlığı’ anlamına gelecektir.

Filistin: 70 yıllık insanlık utancı…

Bu dünyada yaşayan ‘ortalama insan’ Filistin’e dair gerçeği bilmez. Her şey ‘bilmemesi’ için kurgulanmıştır çünkü...

Referandumun AKPcesi…

Referandum, yürütme organı (iktidar) tarafından teklif edilen bir kanun veya düzenlemenin yurttaşların tamamının oyuna sunulmasıdır. Referandumun en çok başvurulduğu ülke İsviçre’dir. Orada belirli sayıda yurttaşın talebi üzerine de referandumlar yapılıyor. Fakat herhangi bir örgüt, bir sendika, bir şirket, vb. de üyelerine bir sorunu oylatma yoluna gidebilir. Oylama evet-hayır veya onaylama-reddetme şeklinde tezahür ediyor. Yüzde elli den bir fazla oy alan taraf kazanıyor ve diğer taraf sonucu kabulleniyor...

Çocuk gelinler sorununda dinin ikili rolü

Çocuk gelinler sorunu özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Hindistan’da büyük bir toplumsal, sorundur. Bu sorunun çözümüne yönelik liberaller, feministler, sosyal demokratlar, bazı ulusal hareketler ve sosyalistlerin yoğun çabaları olduysa da, sorun caydırıcı bir biçimde ve yaygınlıkta varlığını sürdürmektedir. Bu soruna yönelik çok sayıda yasal yaptırımlar ve BM nezdinde sayısız girişimler gerçekleştirildiği halde köklü bir çözüm sağlandığı söylenemez.

Niçin hedef seçildim?*

Hrant Dink * Bu yazı 12 Ocak 2007 tarihinde Agos Gazetesi’nde yayımlanmıştır. Başlarken bir...

Kayyumlara karşı ‘halk belediyeciliği’

Selim Gencer “Binaya kayyum atadınız ama biz halkımızın arasındayız”1 31 Mart’ta halk, yağmacı, talancı...

Kıdem tazminatı

Saray Rejimi, kuşku yok ki, tekelci sermayenin hizmetindedir. Saray Rejimi, para babalarının hizmetindedir. Saray Rejimi, “yağma, rant ve savaş ekonomisi” üzerinde yükselmiştir. Para babalarının,...

Barolar ve “yüzüne bakılmayan adam”

Bazen öyle olaylar gerçekleşir ki, taş gediğine oturur. Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, değişik bir “serüven” yaşıyor. Bir süredir herkes...

Ekonomik kriz ve işçi sınıfı

Covid-19 salgını, ağırlaşmış olan ekonomik kriz ile birleşti. Ekonomik kriz, zaten öncesinden de vardı. Yani ekonomik kriz yeni değildir. Ama 2018 Ağustosu’nda kurlar yukarıya...

Mayıs kızıllığında ‘71 kopuşu ve Kaypakkaya¹

“Şelaleye Düşmüştür Zeytinin dalı; Celaliyim Celalisin Celali.”² Mayıs ayı, devrimci hareket tarihimizin kızıl şafağıdır. Ona dair ne söylesek,...

Recep Tayyip Erdoğan: Zincirinden boşanmış terörist*

Giriş: 10 Ekim 2015’te Ankara’da gerçekleşen ve 127 sendikacı, barış aktivisti, Kürt savunucu ve ilericilerinin ölümüyle sonuçlanan bombalı terör saldırısı, ya Recep Tayyip Erdoğan rejimine ya da IŞİD’de mal edildi.