1 Mayıs 2021: Güzel günler, ona yürümezsen sana gelmez!

1 Mayıs 2021, sene boyunca süren coşkulu ve ısrarcı direniş çizgisinin devrimciler tarafından sokaklara taşındığı bir 1 Mayıs olmuştur.

1 Mayıs 2021, Taksim’e yönelen devrimcilerin, temsili bir 1 Mayıs’ı reddeden mücadeleci sendikaların, birçok şehirde mahallelerde ve şehir merkezlerinde yasakları tanımayarak sokaklara çıkan direnişçilerin mücadelesi ile kazanılmıştır.

Eğer Saray Rejimi’nin yarattığı havadan topyekûn bir kurtulma sağlanabilseydi 1 Mayıs en geniş kitlelerle Taksim’de kutlanabilirdi. 1 Mayıs 2021 bunu göstermiştir.

30’dan fazla devrimci örgütün ve direnişçi sendikaların oluşturduğu 1 Mayıs Platformu bu sene direniş çizgisinin öne çıktığı İstanbul 1 Mayıs’ını yaratmıştır.

Saray Rejimi’nin iliklerine işleyen işçi sınıfı korkusu, halk düşmanlığı 1 Mayıs 2021’i engelleyememiştir.

 1 Mayıs işçi sınıfının siyasal bir güç olarak sahneye çıktığı gündür!

Bu bilinçle başından beri “gününde, istediğimiz yerde, istediğimiz şekilde” ısrarının adım adım örgütlenişi, verilen emek, devrimci dayanışma, 1 Mayıs 2021’in önemli kazanımlarından biridir.

3 haftaya yayılan çalışma, hem devrimci kavga arkadaşlığını pekiştirmiş hem direniş çizgisini örgütlemenin olanaklarını göstermiş hem de çalışmaların her havzaya, her sokağa, her mahalleye taşınmasını sağlamıştır.

“İşçilere çalışmak yasak değilse 1 Mayıs çalışmaları da yasaklanamaz” hattıyla örülen her gün bir sonraki güne coşku ve moral taşımış, emek harcadıkça adımlar açılmış, 1 Mayıs daha gününden önce kazanılmıştır.

Tarihi direnenler Yazar!

Saray Rejimi çürümedir, Saray Rejimi çözülmektedir. Ancak kendi kendine yıkılmayacaktır. Onu yıkacak güç işçi sınıfının öncülüğünde kadınların, öğrencilerin, LGBTİ+’ların, halkların, doğayı ve yaşamı savunanların, direnen tüm kesimlerin bir araya geldiği kararlı bir mücadeledir.

Bunun dışında bir çıkış yolu yoktur. CHP’nin sokağa çıkmayın öğütleri tam da bu gerçeği gizlemek içindir ve bu fikirler kendisiyle sınırlı kalmayıp hareketi büyütebilecek güçlere de etki etmektedir. Sokağa çıkanlar ise aşılmaz görünenin aşıldığını, yapılamaz denilenin yapıldığını öğrenmekte ve öğretmektedir.

1 Mayıs toplantılarına bir kez bile katılmayan DİSK’in başından beri 1 Mayıs’ı örgütleme gibi bir iddiası olmamıştır. Bu anlayışla işçi sınıfı adına tek bir kazanım dahi elde edilemez. Hafta içine yayılan yaygın ‘1 Mayıs kutlamaları’, tüm direnenlerin buluştuğu kitlesel coşkulu Taksim 1 Mayıs’ının alternatifi değil ancak hazırlayıcısı olabilir.

Milyonlarca işçi, işsiz, ölüm ve açlık arasında seçime zorlanırken, adım adım direnişler gelişirken temsili 1 Mayıs’ı kabul etmek, işçi sınıfının gücüne ve öfkesine duyulan güvensizliktir.

1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nda ‘gözaltılar serbest bırakılsın’ diyen sendikalar ya kendileri ile birlikte geniş kitleleri o meydana taşımanın iradesini ortaya koymalı ya da yerlerini direnen işçilere bırakmalıdır.

Egemenler ve Saray Rejimi milyonlarca işçiye, işsizlik, açlık, ölümü dayatırken DİSK yönetimi başta olmak üzere çoğu sendika yöneticisi, CHP’nin Saray Rejimi’nin arkasını toplamaya çalışan “sokağa çıkmayın” uyarılarını değil; maden işçilerini, Baldur grevini, Migros direnişini, PTT, Sinbo, SML ve daha birçok işçi direnişinde açığa çıkan direniş çizgisini dikkate alması gerekir.

Yarını daha güçlü örgütlemeye, Birleşik Emek Cephesi’ne!

Devrimciler, mücadeleci sendikalar, sınıfın özneleri bir araya gelince yapılmaz denenin yapılabileceğini göstermiş, uzak olanın yakın edilebileceği bir çalışmayı 1 Mayıs boyunca kendi elleriyle deneyimlemiştir.

Şimdi bu deneyimleri büyütüp, direnişlerin sesinin ortak aktığı bir Birleşik Emek Cephesi’ni yaratmak zorunluluğu ve bunun güzelliği daha göz önündedir.

Tüm enerjimizi, tüm dikkatimizi, gelişmekte olan direnişe vermeliyiz, kadınların, gençlerin, işçilerin, halkların geliştirdiği direniş, gerçek çıkış yolunun temelidir, toplumsal kurtuluşun tek yoludur.

Her gün 1 Mayıs
Her gün Kavga!

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!

1 Mayıs 2021

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here